Kız Kardeşlere Dair

"Dünyada binlerce insan var ve insanda binlerce dünya."
Güzel söz. Bende ise bir dünya ve üzerinde yaşayan iki kızkardeş vardı bir zamanlar.


Çağlayan tatlı kızdı, kimseye zararı dokunmazdı. Neşesi ve enerjisi hemen fark edilirdi. Çok iyimserdi ve bu bazen gereksiz telaşa kapılmasını engellerdi. Bazen...
Hüzünlenirdi ara sıra ama bu elinden bir şey gelmediğinde yaşadığı çaresizliktendi. Başkalarını düşünür, onlar için endişelenirdi. Yalnızlıktan ve karanlıktan korkardı. Bir küçük kız çocuğuydu kısaca. Eğlenmek ve etrafındaki insanların ömürlerine bir miktar renk katmaktı amacı. Ne yazık ki bir süre önce görevi tamamlandığı için aramızdan ayrıldı.


Tılsım aksidir. İnsanlar ona zarar vermeden önce onlara zarar vermektir kuralı. Ciddiyetini daima korur. Çok hırslıdır. Realisttir ve her zaman en kötüsüne hazırlar kendini. Bu yüzden soğukkanlılığını asla yitirmez.
Hüzünlenmez, öfkelenir zira kendini çaresiz kalacağı bir duruma getirmişse tek suçlaması gereken kişi kendisidir. Yalnızlık ve karanlıktan korkmaz, aksine zaten onların kalbinde doğmuştur. Cadının tekidir ve daha çok çalışıp yükselmekten başka bir şey düşünmez. Ülke her şeyin üzerindedir ona göre ve ülke sorunlarını çözmek için ülkeyi yerle bir ettiği de olmuştur.

Kısacası biri duyguları, diğeri mantığı simgeleyen bu iki kız kardeş; kraliçenin baş danışmanlarıydı. Çağlayan'ın yerine gelen Zifir, artık Çağlayan'ın başdanışmanlık görevini üstlendi. Zifir ve Tılsım, ülke yönetiminden birinci derecede sorumludurlar.