Salı, Aralık 06, 2011

Bölüm 6 - Zifir'in Zihni : Merhameti

Lord Holler'ın teslim olmaya niyeti yoktu ancak sadece 3 gün sürebildi Natrix isyanı. Üçüncü günün gün batımında, Lord Holler yaka paça Tal-Amera'nın şehrin önüne kurduğu ordu kampına getirildi ve çadırlardan birinde hapsedildi. En kısa süre içinde başkent Leviathan'a götürülüp kendisi hakkında karara varılacak olan mahkemeye çıkarılacak ve büyük ihtimalle sürülecekti. O çadırda elleri bağlı bir şekilde beklerken, Lord Holler'i ziyaret eden tek bir kişi oldu.

Bu ziyaretçi, gizlice kampa sızmış olan Zifir'di.

"Demek lordlarımızın celladı sensin?" diye seslendi Zifir, elleri zincirlenmiş ve boynuna demir bir tasma geçirilmiş halde uyuklayan adama seslenerek. Lord Holler sesi duyunca irkildi ve başını kaldırdı kendisine seslenenin kim olduğunu görmek için. Tal-Amera ve askerleri tarafından biraz hırpalandığı için gözleri şişmiş, yüzü morarmış ve görüşü bulanmıştı, yine de çadır girişinde duran beyazlar içindeki kadını seçebiliyordu.

Lord Holler "Leydim, yardım edin!" diye yalvardı Zifir'e. Acı çekiyormuşcasına inleyerek çıkıyordu sesi. "Tuzağa düşürüldüm. Bana sizi gururlandırmazsam valilik görevimin fazla uzun sürmeyeceğini ve sizi etkilemem için de güç gösterisi yapmam gerektiğini söylediler. İnanın, tek isteğim sizi hoşnut etmekti leydim."

"Beni Tılsım ile karıştırıyor olmalısın," dedi Zifir. "Tanışmadık henüz, Zifir, benim adım. 'Zifiri karanlık'taki Zifir. Aslında Azize Zifir, tam olarak. Bol Z harfli, evet. Ayrıca beni güç gösterileriyle etkileyemezsin, gerçi Tılsım'ın bile ülkedeki liderleri öldürülünce etkileneceğini sanmıyorum."

"Affedin leydim, ben sadece... Sadece birkaç danışmanımın etkisi altında kaldım." dedi Lord Holler başını eğerek. "Yükselişimize mani olan herkes, alçalmamıza sebep olan düşmanlardır. Bu Kara Leydi'nin lafıydı ve ben de ülkenin ilerlemesine engel olanları ortadan kaldırarak bu konuda ülkeye katkıda bulunanlardan olmak istemiştim. Cezalandırılmaya değer bir suç işlediğimi bile düşünmüyordum. Lütfen yardım edin bana."

"Merak etme, sana yardım edeceğim." dedi Zifir ve adamın zincirlerine ufak bir büyü yaparak onu serbest bıraktı. Lord Holler gözlerine inanamayarak kelepçelerden ötürü uyuşmuş bileklerini ovuşturdu ve nöbetçiler tarafından duyulmayacak kadar alçak bir sesle ama yine de coşkuyla "Çok teşekkür ederim, leydim! Minnettarım!" diye fısıldadı.

"Senden bir ricam var," dedi Zifir. "Bana o 27 lordu nasıl öldürdüğünü ve olayın nerede gerçekleştiğini anlatacaksın. Hatta daha da iyi bir fikrim var, beni oraya götür."


video

7 kişi derin sulara dalmış:

Aslı "TILSIM" Palabıyık dedi ki...

Final, akşama.

Tal-Amera dedi ki...

Ölümü 27 adama denk olacak dediğinde öldürdükten sonra zombi olarak geri canlandırıp tekrar mı öldüreceksin?

O değilde vali çok salakmış bu ara. İki danışmana kanacak kadar..

Zifir umarım bundan ders alır..

Aslı "TILSIM" Palabıyık dedi ki...

mo.

Tal-Amera dedi ki...

Mo değil ama. Hikaye güzel. Karakterin bahane olduğu sürdüğü "danışmanlarım yaptı" yı kimse yemez. Hırsımdam yandım yandım ki ne yandım dese efendi efendi başını vuracaklar işte...

Aslı "TILSIM" Palabıyık dedi ki...

Ona mo değil, zombi kısmına mo.

Zamnest dedi ki...

Cezası 27 adamın ölümüne bedel olacak kısmında adamın 27 kez öldürüleceğini ya da en azından buna eşit miktarda acı çekeceğini varsaymıştım. Biraz fazla uçmuşum sanırım. Ancak yine de sadece canını almak basit bir ceza olmuş onun için.

Aslı "TILSIM" Palabıyık dedi ki...

Bu konuda katılıyorum ne yazık ki. Hikayenin zayıf noktalarından biri orası.