Odasındaydı. Saatlerdir çalışıyordu ve en son ne zaman ara verdiğini anımsamıyordu Tılsım. Bir anlığına gözlerini kapattı ve kısacık bir molanın tadını çıkarmaya çalıştı ki kapısı tıklandı. Ağrıyan şakaklarını ovuşturarak "Bu sefer ne istiyorsun Zifir?" diye seslendi Tılsım. Zifir neredeyse her gün odasını tıklatıp tuhaf şeyler istemeye başlamıştı.
Zifir başını kapı aralığından uzattı ve "Vaktini almayacağım. Bana cetvel, süt ve bir imzan gerekiyor." dedi hızlıca. Tılsım başını kaldırdı bu tuhaf istekler üzerine ve Zifir'e baktı hem kızmış, hem de şaşırmış bir ifadeyle. Zifir, açıklama yapma gereği hissederek "Şey, arkadaşlarla oynadığım şu oyun için, yine. Bu arada sana sarılabilir miyim? Ama sanırım ilişkimizin buna izin vereceğin bir seviyeye geldiğini sanmıyorum." dedi gergin bir gülümsemeyle.
Tılsım, Zifir'in bu acınası durumundan onun yerine utanarak yüzünü kapattı. Sonra iç çekti ve "Bana ülke konusunda yardım edeceğini söylemiştin." dedi kendisini sakinleştirmeye çalışarak. "Şu anda tüm şehirlerden toplanan vergi rakamları ile ben uğraşıyorum ve sana verdiğim hiçbir görevi yerine getirmemişsin!"
Zifir "Yanılıyorsun, sorumluluklarımı yerine getiriyorum" dedi aceleyle. "Ama raporları teslim etmem için biraz daha zamana ihtiyacım var."
"Son teslim ettiğin raporlar üzerinde halka şeklinde kahve lekeleri vardı, sanırım onların üzerine koymuşsun bardağını?" dedi Tılsım kollarını kavuşturarak.
"Hayır," dedi Zifir yüzsüzce. "Onlar dikkat çekmek istediğim verileri yuvarlak içine alarak işaretleme şeklimdi."
"Odamdan çık," dedi Tılsım, Zifir'in yüzüne bakmaya tenezzül etmeden elini sinek kovalar gibi sallamıştı. "Daha fazla sabredebileceğimi sanmıyorum. Ayrıca Natrix şehir yönetimiyle ilgili sorunu çözmüşsündür umarım?"
Zifir "Ee, şey, tabii ki, ne sanıyordun?" diye kekeledi. Natrix'e yeni bir vali atamak, Tılsım'ın en kısa sürede halledilmesi gereken işler listesinin başındaydı. Ne yazık ki Zifir şu son oyunla ilgilenirken, bu konu üzerine düşünmeyi es geçmiş olabilirdi.
Tılsım bu cevap üzerine Zifir'e döndü ve "Şaşırtıcı!" dedi gözleri parlayarak. Belki de Zifir o kadar da umutsuz durumda değildi. "Peki, vali olarak kimi seçtin?"
"Lord Holler" deyiverdi Zifir. Aklına ilk gelen ismi savurmuştu üzerinde fazla düşünmeden. "Talon şehrinin lordlarından biri. Bence Natrix'e yakışacaktır. Gidip onun atamasıyla ilgili belgeleri imzalayayım ben." deyip sıvıştı odadan.
Tılsım işine dönecekti ki, kapı tekrar aralandı. Tılsım gözlerini devirdi önce, ardından işine devam ederken "Cetvel karşı masanın çekmecesinde, imzalı kağıt şurada ve hayır, sütü kahveme koyuyorum, o yüzden alamazsın." dedi sıkıntılı bir sesle.
Zifir başını kapı aralığından uzattı ve "Vaktini almayacağım. Bana cetvel, süt ve bir imzan gerekiyor." dedi hızlıca. Tılsım başını kaldırdı bu tuhaf istekler üzerine ve Zifir'e baktı hem kızmış, hem de şaşırmış bir ifadeyle. Zifir, açıklama yapma gereği hissederek "Şey, arkadaşlarla oynadığım şu oyun için, yine. Bu arada sana sarılabilir miyim? Ama sanırım ilişkimizin buna izin vereceğin bir seviyeye geldiğini sanmıyorum." dedi gergin bir gülümsemeyle.
Tılsım, Zifir'in bu acınası durumundan onun yerine utanarak yüzünü kapattı. Sonra iç çekti ve "Bana ülke konusunda yardım edeceğini söylemiştin." dedi kendisini sakinleştirmeye çalışarak. "Şu anda tüm şehirlerden toplanan vergi rakamları ile ben uğraşıyorum ve sana verdiğim hiçbir görevi yerine getirmemişsin!"
Zifir "Yanılıyorsun, sorumluluklarımı yerine getiriyorum" dedi aceleyle. "Ama raporları teslim etmem için biraz daha zamana ihtiyacım var."
"Son teslim ettiğin raporlar üzerinde halka şeklinde kahve lekeleri vardı, sanırım onların üzerine koymuşsun bardağını?" dedi Tılsım kollarını kavuşturarak.
"Hayır," dedi Zifir yüzsüzce. "Onlar dikkat çekmek istediğim verileri yuvarlak içine alarak işaretleme şeklimdi."
"Odamdan çık," dedi Tılsım, Zifir'in yüzüne bakmaya tenezzül etmeden elini sinek kovalar gibi sallamıştı. "Daha fazla sabredebileceğimi sanmıyorum. Ayrıca Natrix şehir yönetimiyle ilgili sorunu çözmüşsündür umarım?"
Zifir "Ee, şey, tabii ki, ne sanıyordun?" diye kekeledi. Natrix'e yeni bir vali atamak, Tılsım'ın en kısa sürede halledilmesi gereken işler listesinin başındaydı. Ne yazık ki Zifir şu son oyunla ilgilenirken, bu konu üzerine düşünmeyi es geçmiş olabilirdi.
Tılsım bu cevap üzerine Zifir'e döndü ve "Şaşırtıcı!" dedi gözleri parlayarak. Belki de Zifir o kadar da umutsuz durumda değildi. "Peki, vali olarak kimi seçtin?"
"Lord Holler" deyiverdi Zifir. Aklına ilk gelen ismi savurmuştu üzerinde fazla düşünmeden. "Talon şehrinin lordlarından biri. Bence Natrix'e yakışacaktır. Gidip onun atamasıyla ilgili belgeleri imzalayayım ben." deyip sıvıştı odadan.
Tılsım işine dönecekti ki, kapı tekrar aralandı. Tılsım gözlerini devirdi önce, ardından işine devam ederken "Cetvel karşı masanın çekmecesinde, imzalı kağıt şurada ve hayır, sütü kahveme koyuyorum, o yüzden alamazsın." dedi sıkıntılı bir sesle.
3 kişi derin sulara dalmış:
Cetvel, imza ve süt.. Hımm devlet işlerini es geçecek kadar önemli bir çalışma ile uğraşıyor sanırım Zifir.
Bu ara Tılsım'ın son cevabına bayıldım. Özellikle kahveyi sütlü içmesini çok tuttum..
1) Tılsım, kahveyi sütle mi içiyor? Impossibru! Ben onu hep sert kahve içerken hayal etmiştim.
2) Cetvel ve süt nasıl bir oyun için gerekli?
3) "Onlar dikkat çekmek istediğim verileri yuvarlak içine alarak işaretleme şeklimdi." Afgfghasfghsfa
4) What is the Natrix?
1- Bu noktaya Gökhan da dikkat çekmişti. Düşününce, evet Tılsım cidden "zift gibi kahve" sevenlerden olmalı. Ama kendimi düşününce ve Tılsım ile Zifir'in beni yansıttığını da ekleyince, "ben hiç koyu kahve sevmem ki?" deyip sütlü kahve sevdirdim ona.
2- Hımm, peki ya hangi oyun için "friendly hug" yapabilmek için yeterli ilişki seviyesi gerekiyor? Belki de "social" puanlar topluyordur Zifir?
3- Böyle de yüzsüz bi hatun işte. asdfhskafhklsadh
4- Natrix, bildiğim kadarıyla yılan yumurtası demek. Leviathan'daki şehirlerden biri. Şöyle bir yer: http://leviathanprojesi.blogspot.com/
Yorum Gönder