Çarşamba, Nisan 13, 2011

Bölüm 8 - Çağlayan'ın Ölümü : İkna.

İkisi de o kadar çabuk geri döndü ki, kraliçe görevin başarısız olduğunu düşündü. Ama Zifir gülümseyerek selam verdi kraliçeye ve "Benim ilgilendiğim bölgedekiler geri dönüyor." diye bildirdi son durumu.
İşi şöyle halletmişti:

Zifir göç eden kervanların önünde aniden belirdiğinde, kervanın en başında ilerleyen at arabasının sürücüsü arkadan gelen at arabalarına hitaben "Durun!" diye bağırıp kendi atının gemine hızla asıldı, öyle ki zavallı at keskin ve acı dolu bir kişnemeyle yankılattı ortalığı. Kervanlar uysalca ilerlemeyi kestiğinde Zifir "Kervanın lideri sen misin?" diye sordu adama. Adam "Evet, leydim" diye yanıtladı Zifir'i. Zifir "Geri dönmenizi rica etsem?" diye gülümsedi. Kervanbaşı şaşkınlık içinde "Peki, leydim" diye kekeledi ve atının yönünü Leviathan'a doğru çevirdi. Onu takip eden diğer kervanlar da onunla birlikte Leviathan'a doğru sürmeye başladılar at arabalarını.
"Çabuk ikna oldular, lütfen dememe bile gerek kalmadı," diye ekledi Zifir omuzlarını silkerek. "Güneş batmadan önce terk ettikleri evlerine yeniden yerleşmiş olurlar."

Kraliçe memnun bir şekilde tebrik etti Zifir'i. Sonra Tılsım'a döndü ve ondan raporunu sunmasını istedi. Tılsım "Benim ilgilendiğim bölgedekiler de geri dönmeye karar verdi." dedi ciddi bir şekilde.
İşi şöyle halletmişti:

Tılsım diğer yöne göç eden kervanların önünde aniden belirdiğinde, onu gören kervanbaşı kervana durması için eliyle işaret verdi. Kervanlar durduğunda kervanbaşına "Nereye gittiğinizi sanıyorsunuz?" diye sordu Tılsım sakince. Kervanbaşı atından inerek "Çağlayan'ın olmadığı bir ülkede yaşamak istemiyoruz, leydim." diye yanıt verdi cadıya.

Aniden bir şimşek çaktı. Ardından kervanbaşının bedeni yere yığıldı. Pat diye yere düştü kervanbaşının kafası ve at arabalarından birinin tekerleğine çarpıp duruncaya dek yuvarlandı. Ölümü o kadar ani olmuştu ki, kervancının yüzünde sanki cümlesine devam edecekmiş gibi sakin bir ifade asılıydı ve ölü bir balık gibi yarı açık kalmıştı ağzı.

Olaya tanık olan kervan halkının bir kısmı dehşet içinde kervan liderinin ölüsüne bakakalırken, bir kısmı korku dolu çığlıklarla tepki verebildi. Tılsım katanasına bulaşmış kanı, ölen adamın pelerinine silerek temizlerken "Kervanbaşıyla aynı fikirde olan var mı?" diye sordu. Sorusunu daha bitirememişti ki, tüm kervanlar Leviathan'a doğru dörtnala sürmeye başladılar atlarını.
"Bir eksikle," diye ekledi Tılsım omuzlarını silkerek. "O tek kişiyi ikna edemedim, ikna olmayacak kadar kafasızdı."

1 kişi derin sulara dalmış:

Tal-Amera dedi ki...

Tılsım'ın işleri "keskin" bir şekilde hallettiğini bir kere daha görmüş olduk. Hatun böyle işlerle fazla uğraşmıyor.

"kestirip atıyor"