
Son bin yılın en büyük 5. depremi denilen doğa olayına tanıklık ettik 2 gün önce. Japonya tsunami sebebiyle binlerce kayıp vermiş olmasa, bu sınavdan başarıyla çıkmış olacaktı. Çünkü duyduğum kadarıyla 9.0 büyüklüğünde bir depremden kaynaklanan ölüm yok ya da çok az. Bunu söylemek dile kolay. Öyle kolay ki...
Böyle zamanlarda isyan ediyorum işte ülkemde yaşamaya. Tamam, belki herkes sıkılmıştır "Valla bizde olsa ayvayı yemiştik, dümdüz olmuştuk, gebermiştik, ölmüştük" klişesinden, geyiğinden... Ama cidden düşünmek ve ders almak gerek. Bu olağanüstü depremin, muhteşem doğa gücünün kendisinden bahsetmiyorum, artçılarından herhangi biri vursaydı bu ülkenin herhangi bir şehrine, ne olurdu? Bu soruyu sormak ve düşünmek gerek. Böyle büyük felaketler olmadan aklımıza gelmiyor bu soruları sormak, ama başımıza gelmeden önce sormaya başlamak gerek artık.
Japonya'da deprem erken uyarı sistemi mevcut. Şu videodan izleyebilirsiniz. Geri sayım yapılırken, videoyu çeken kişi gayet sakin bir şekilde evinde depremi bekliyor. Evinin yıkılmayacağından emin. Buna benzer birçok video bulabilirsiniz Youtube'da: rafları tutmakla uğraşan süpermarket çalışanları, mecliste sakin bekleyiş, ofiste deprem anında mesaj gönderen çalışan... Öyle bir hazır oluş, öyle bir kendinden eminlik, öyle bir rahatlık. Diyorum ya, tsunami felaketi olmasaydı Japonya için son bin yılın beşinci büyük depremiyle başa çıkmak çok kolay olacaktı. (Bu "son bin yılın beşinci büyük depremi" lafını ne kadar tekrar etsem az, ne kadar tekrar etsem yetmez o gücü anlatmaya.)
Peki ya biz bu soğukkanlılığı kendi halkımıza kazandırmak için ne yapmalıyız? "Deprem anında neler yapmalı, nasıl davranmalıyız" eğitimini öğrencilere öğretmekle çözülmez bu. Ben bulunduğum ilköğretim okulunda deprem anında öğrencilerime "Haydi çocuklar, sıraların altına girin" diyebilecek miyim gönül rahatlığıyla? Güvenebilecek miyim okulun depreme dayanıklı(!) olduğunu söyleyen müteahhitine, inşaat mühendisine?
Depreme dayanıksız yapıları geçtim, o apayrı bir tartışma konusu. Olayın beni ilgilendiren kısmını ele alacağım ben: Eğitim kısmını. Mesela erken uyarı sistemi bizde olsa, büyük bir depremden 1 dakika önce haberimiz olsa kaos meydana gelmez miydi ülkede? "Binadan panik içinde dışarı çıkmaya çalışan insanlar birbirini ezdi, 45 ölü" gibi komik(!) haberler olmaz mıydı haber bültenlerinde?
Şu linke tıklarsanız, Ankara'da yapılan bir deprem tatbikatı sırasında 15 öğrencinin yaralandığını görürsünüz. Trajikomik cidden.
Şimdi yanıtsız sorular kısmı:
"Ben yaptım, olacak" diyen inşaatçıların cebine biraz daha para girsin diye, depremi soğukkanlı karşılayamayacağımız yapılarda oturmayı hak ediyor muyuz?
"Ben yaptım, olacak" diyen inşaatçıların cebine biraz daha para girsin diye, depremi soğukkanlı karşılayamayacağımız yapılarda oturmayı hak ediyor muyuz?
Deprem karşısında "takdir-i ilahi", "Ölmek kaderimizmiş" ya da "Bize bir şey olmaz" yorumu mu yapmalıyız sadece?
Hatta ve hatta, her deprem sonrası "Günahkarlar cezalandırıldı", "7.4 yetmedi mi?" diyen sözde dindarlara azıcık vicdan dilemekten başka bir şey gelmez mi elimizden?
İnsana ve insan hayatına değer verilen bir ülkede yaşamayı arzu etmek çok mu?
Hatta ve hatta, her deprem sonrası "Günahkarlar cezalandırıldı", "7.4 yetmedi mi?" diyen sözde dindarlara azıcık vicdan dilemekten başka bir şey gelmez mi elimizden?
İnsana ve insan hayatına değer verilen bir ülkede yaşamayı arzu etmek çok mu?
5 kişi derin sulara dalmış:
Düzeltme: "Dünya tarihinin" yerine "son bin yılın". Teşekkürler Este.
japonlar bırak depremi, tsunami konusunda da oldukça başarılılar aslında. tsunami görüntülerine dikkatlice bakarsan, evlerin büyük bir kısmının yıkılmadan ilerlediğini görürsün. yıkılmadan yüzüyor evlerin bir kısmı. burada teknik olarak böylesine devasa bir tsunami olmaz, kaydedilen en büyük depremde bile dalgalar aksaray'a kadar gelmiş istanbulda. ama düşünüyorum da, bugün aksaray'a kadar dalga gelse.. ya arkadaş, dalga oraya gelmeden ne kalır ki aksarayda? çok gerideyiz. işin kötü tarafı ders almayı da bilemedik.
ayrıca bu 7.4 yetmedi mi muhabbeti harbiden baydı. böyle bir olay olurken, "bu herifler soysuz sopsuz, o yüzden olmuştur deprem" diyebilenlerin dinle imanla hiç bir alakaları yok bana göre. onları öz totaliter tutucu müsvettesi olarak sınıflandırabiliriz. mesela depremin olduğu gece ihh hemen bir yardım uçağı göndermiş. gerçek vicdandan bahsediyorsak, aşağı yukarı böyle bir şeydir sanırım. yardımlaşmanın, zor durumlara yetişmenin dini olamaz.
hele ki o tsunami görüntülerine bakıp da üzülmeyen insanlar varsa, vay hallerine diyorum. insanlıktan çıkmadan önceki son sapağı kaçırmışlar demektir.
bir de düşününce, japonlar bu ülkede az hizmet vermediler. adamların burada bile emekleri var ya. bir de bizim mühendislerimizle birlikte çalışıyorlar genellikle. daha ne olsun.
Ben öğrenciyken Ankara'yı da vuran bir deprem olmuştu. Yanlış hatırlamıyorsam 3. bir şeydi. Bir arkadaşım Bala'da oturuyordu. Adamla aynı yurttaydık. Deprem olduğunu duyunca aramış ailesini falan. Sonra geldi bana aynen şunu dedi;
"Abi evin yanındaki ağılın kerpiç duvarı evin üzerine düşmüş ve evin bir duvarını yıkmış"
Artık siz düşünün durumun ne kadar vahim olduğunu
Dun kayinpederimin dedigini aynen aktariyorum: "I was in Tokyo in 1998 for work.I was in a building, maybe 40th floor or something and suddenly a powerful earthquake started to shake the building.I was shocked and didnt know what to do..it was very scary first.But then I looked around me and saw that people are calm and doing their jobs, I thought that was just normal..and I stopped panicking."
Yorum Gönder