
Haber: Doktor, sevgilisiyle öpüşmesine tepki gösterdiği 18 yaşındaki A.K.'ye kurşun yağdırdı.
Öyle bir toplum düşünün ki; ebeveynler çocuklarına cinsel eğitim vermeyerek onları koruduğunu sansın. Çocuklar Amerikan filmlerinden öğrensin sevişmeyi. Hatta onu da öğrenemesinler, sevişme sahnelerinde kanal değiştirilsin, olmadı Rtük engellesin. Her şey çocukların ruh sağlığı için...
Öyle bir toplum düşünün ki; sevişmek, sevmek, öpüşmek ahlaksızlık sayılsın. Bir yerlerde küçük bir kıza cinsel taciz yapıldığında "çocuğun akıl ve ruh sağlığı zarar görmemiştir" densin, başka bir yerde töre cinayetiyle birileri namuslarını temizlesin, bir yerlerde bir kadın daha tecavüze uğrasın ve daha nicesi... Bu arada bu ahlaksızlıkların hepsi göz ardı edilsin.
Öyle bir toplum düşünün ki; adam karısını sokak ortasında dövdüğünde tek bir kişi bile gidip engellemesin. "Aile işine karışılmaz" densin, "Erkektir, döver. Kimbilir kadın ne yaptı" densin, şiddet bir anlamda desteklensin. Şiddet onaylanırken bu sevgisiz toplumda, "dayak cennetten çıkma" olsun, "kızını dövmeyen dizini dövsün", "karının sırtından sopa, karnından sıpa eksik edilmesin".
Öyle bir toplum düşünün ki; sokakta öpüşmek yasak olsun. Peki. Ama evde öpüşmek de yasak olsun. Çünkü evinize karşı cinsten biri girdiği anda toplumun namusu elden gitsin. Birine dokunmak günah, elinden tutmak ayıp, birini sevmek yasak olsun. Evde görücü usülü koca bekleyin en iyisi. Bu arada temiz aile kızı arayışı içinde olanlar bir yandan da "Türk kızları şımarık çünkü hiçbiri sevişmiyor, en iyisi Türk kızları gitsin, Rus kızları gelsin" diye naralar atsın.
Öyle bir toplum düşünün ki; kendisi gibi olmayana saygı ve hoşgörü göstermesin. Öpüşen çifti göz ardı edeceğine ahlak bekçiliğine soyunsun. Çay bahçesinde el ele tutuşan delikanlıya "Ayıp, cık cık, senin kız kardeşin böyle yapsa hoşuna gider mi?" densin, o delikanlının kız kardeşinin sevmeye hakkı yokmuşcasına. Kıza ise "motor" densin, "kaşar" densin.
Öyle bir toplum düşünün ki; televizyonda izdivaç programları olsun. Evlilik kurumu yüceltilsin de yüceltilsin. Kocası tarafından aldatılmış kadına "otur oturduğun yerde, erkektir o, yapar, yuvanı yıkma" densin. Evlilik küçük kızların beynine işlensin bu arada. Evlenene dek bacak arasına dikkat etmesi gerektiği de söylensin tabi. Sonra düğünde gelinliğin beline kırmızı kuşak takılsın, hatunun bakire olduğu damgalansın. Bu kız hiç öpüşmesin sokakta, hiç sevişmesin. Öpmesin bile sevdiği adamı, gerdek gecesine dek. Ayıp çünkü. Evlilik dışı ilişki mi, aa o söz konusu bile olmaz. Namussuzluk, ahlaksızlık.
Öyle bir toplum düşünün ki; namus anlayışındaki ikiyüzlülüğü tavan yapsın. "Namus" kelimesini kendi çıkarına göre eğsin, büksün, anlam eklesin, anlam çıkarsın.
Öyle bir toplum düşünün ki... Ya da boşverin böyle şeyleri, düşünmeyin.
Öyle bir toplum düşünün ki; sevişmek, sevmek, öpüşmek ahlaksızlık sayılsın. Bir yerlerde küçük bir kıza cinsel taciz yapıldığında "çocuğun akıl ve ruh sağlığı zarar görmemiştir" densin, başka bir yerde töre cinayetiyle birileri namuslarını temizlesin, bir yerlerde bir kadın daha tecavüze uğrasın ve daha nicesi... Bu arada bu ahlaksızlıkların hepsi göz ardı edilsin.
Öyle bir toplum düşünün ki; adam karısını sokak ortasında dövdüğünde tek bir kişi bile gidip engellemesin. "Aile işine karışılmaz" densin, "Erkektir, döver. Kimbilir kadın ne yaptı" densin, şiddet bir anlamda desteklensin. Şiddet onaylanırken bu sevgisiz toplumda, "dayak cennetten çıkma" olsun, "kızını dövmeyen dizini dövsün", "karının sırtından sopa, karnından sıpa eksik edilmesin".
Öyle bir toplum düşünün ki; sokakta öpüşmek yasak olsun. Peki. Ama evde öpüşmek de yasak olsun. Çünkü evinize karşı cinsten biri girdiği anda toplumun namusu elden gitsin. Birine dokunmak günah, elinden tutmak ayıp, birini sevmek yasak olsun. Evde görücü usülü koca bekleyin en iyisi. Bu arada temiz aile kızı arayışı içinde olanlar bir yandan da "Türk kızları şımarık çünkü hiçbiri sevişmiyor, en iyisi Türk kızları gitsin, Rus kızları gelsin" diye naralar atsın.
Öyle bir toplum düşünün ki; kendisi gibi olmayana saygı ve hoşgörü göstermesin. Öpüşen çifti göz ardı edeceğine ahlak bekçiliğine soyunsun. Çay bahçesinde el ele tutuşan delikanlıya "Ayıp, cık cık, senin kız kardeşin böyle yapsa hoşuna gider mi?" densin, o delikanlının kız kardeşinin sevmeye hakkı yokmuşcasına. Kıza ise "motor" densin, "kaşar" densin.
Öyle bir toplum düşünün ki; televizyonda izdivaç programları olsun. Evlilik kurumu yüceltilsin de yüceltilsin. Kocası tarafından aldatılmış kadına "otur oturduğun yerde, erkektir o, yapar, yuvanı yıkma" densin. Evlilik küçük kızların beynine işlensin bu arada. Evlenene dek bacak arasına dikkat etmesi gerektiği de söylensin tabi. Sonra düğünde gelinliğin beline kırmızı kuşak takılsın, hatunun bakire olduğu damgalansın. Bu kız hiç öpüşmesin sokakta, hiç sevişmesin. Öpmesin bile sevdiği adamı, gerdek gecesine dek. Ayıp çünkü. Evlilik dışı ilişki mi, aa o söz konusu bile olmaz. Namussuzluk, ahlaksızlık.
Öyle bir toplum düşünün ki; namus anlayışındaki ikiyüzlülüğü tavan yapsın. "Namus" kelimesini kendi çıkarına göre eğsin, büksün, anlam eklesin, anlam çıkarsın.
Öyle bir toplum düşünün ki... Ya da boşverin böyle şeyleri, düşünmeyin.
Bonus: Okulda el ele tutuşmanın yasaklanması
24 kişi derin sulara dalmış:
Bu lafı herkese söylemekten de ben usanmaya başladım. Sakin olun az biraz. Her şeye bu kadar kin ve nefret ile giderek namus cinayeti işleyenden farkınız kalmayacak. neredeyse bir suç işleyeni elinize geçirseniz bir kaşık suda, linç usulü ile siz öldüreceksiniz.
Bizim millet böyle bizim millet ögh kaka deyip küfretmektense birşeyler yapın. Gidin töre cinayeti işleyen, okumamış, cahil kitleleri eğitin. Dörde kadar yolu var diyene bu işin aslında o kadar kolay olmadığını doğru kuralları ile anlatın. Bunlar cahil, bunlar medeni değil, bunlar insanı dinden milletten soğutuyor deyip koltukta oturmakla birşey olmaz. Atam izindeyiz deme. adam dört senede memleketi kurtardı, 70 milyon bir olup bir işi düzeltemeyip sadece konuşuyorsak böyle haberleride görürüz yaşarız..
Ayrıca unutmayınç. Aşırı tepkiler anarşiyi yaratır ...
Güzel yazmışsın Çağlayan. Toplumun günden güne manyaklaştığı su götürmez bir gerçek. Şikayetçi bir kesim var bir de bunları yaşayan yaşamazsa yaşayamayan bir kesim.
İnsanlarla konuş Çağlayan. Anlat, onların anlayabilecekleri biçimde anlat. Sabırla anlat. Baktın anlayamıyorlar bu onların kaybı. Onlar kendi küçük dünyalarında yok olup gidecek insanlar. Senin burada konuştuğun şey bir masa dolusu ağzına kadar dolu bardağa su doldurmak gibi. Sen de dolu bardaksın bizde. Sen bize anlattın/doldurdun. Ne oldu? Su taştı masaya döküldü. Sen yarım dolu kaldın. Biz geldik seni doldurduk eşit miktarda. Ne oldu? Hepimiz ve sen yine aynı seviyeye geldik ama boş kısımlarda kaldı.
Sen al bir boş bardak karşına. Doldur onu.
Eh Aslıcım yazım şeklinden sanki senin başına da benzer bir durum gelmiş gibi hissettim. (Birisi laf atmış anlamında. Yanlış anlama olmasın. ^^ )
Açıkçası bu durumun uzun süre değişeceğini sanmıyorum. Yıllardır "Erkek adam", "Erkekliğin kitabı" vs türevi saçmalıklar için hayvanlaşan, 5 yaşında bir çocuk gibi davranan insanlarla karşılaşıyorum. Bunlar genelde kendilerinde başkasının kızına veya sevgilisine el atma hakkını bulan ama kendi sevgilisine veya kızına el atılacak olsa bi anda süper ahlaklı biri gibi davranabilecek türden kişiler. Daha "erkek" olabilmek için her türlü pisliği yapmaya hazır insanlar.
Sevmeyi bilmediklerinden, "sevmeyi" hep saçma sapan birinin saçma sapan fikirlerinden öğreniyorlar. Ama ne yazıkki onların öğrendiği "sevgi" kavramında sevgi yok. Bir parça bile yok. Onların öğrendikleri şekilde kadın sadece erkeğin arkasını toplamalı, kadın sadece erkeğin hizmetinde olmalı. Karşılıksız olarak. Karşılıksız olarak çünkü "sevgi" olarak öğrendikleri şeyin içinde bir parça bile sevgi yok. Hep sevgilileri olmadığından veya sevgilileri onlardan ayrıldığından yakınıp suçu kadının üzerine atıyorlar. Öğrendikleri "sevgi" iki bacağın arasında başlayıp iki bacağın arasında bitiyor yine. Kendileri gibi bir zavallıdan öğrendiklerini başkalarına dayatarak kendi zavallılıklarını saklamaya çalışıyorlar sadece.
Aslında bukadar yazmama bile gerek yoktu. Nasıl olsa bu kişiler haricindeki herkes durumun farkında.
En çok sevdiğim yazıların, "namus" ve "ilişkiler" üzerine olanlar. Bu tür yazılarında çevremi görüyorum ve benim onlara tepkimi.
Evet, böyle bir toplumuz biz. Ve hala değişemedik. Doğru olanı anlatmaya çalıştığımızda, gördüğümüz tepkiler, bizim onlara verdiğimiz tepkilerden daha fazla oluyor nedense. İnsanlar neden başka düşüncelere açık olmazlar ki? Neden yıllardır aynı düşünce içindeler, neden değişmekten bu kadar korkuyorlar?
Bir şeyler yapma vakti olduğunu düşünmüyorum ben. Çok uğraştım doğru olanı anlatmaya zira. Ama; olmadı, olmuyor. Kafalarını değiştirebilmiş insanları dinlemek en iyisi galiba. Diğerlerine "hı hı" diyip geçmekten başka ne kaldı ki artık?
"Onların anlayabileceği şekilde anlat."
"Gidin töre cinayeti işleyen, okumamış, cahil kitleleri eğitin."
Şimdi bu alıntılara yanıt vereyim. Şu ana dek haberlerde "Kültürlü, aklı başında, eğitimli, kendisini geliştirmiş adam cahil adamı cahillik yaptığı için topuğundan vurdu" gibi haberlere rastlıyor musunuz? Hayır. Ama doktor olmuş ama adam olamamış birinin kendi halindeki bir gence sokak ortasında ateş ettiğini ve onu öldürdüğünü duyuyoruz. Demek ki neymiş, cahil ile tartışmaya girmek tehlikeliymiş. Ben "Bu örtmen hanım çocuklarımızın aklını zehirliyor" diye gelip beni şişlemeye yeltenecek velilerle uğraşmak istemiyorum.
"Atam izindeyiz deme. adam dört senede memleketi kurtardı, 70 milyon bir olup bir işi düzeltemeyip sadece konuşuyorsak böyle haberleride görürüz yaşarız.."
70 milyon? Pardon, hangi 70 milyondan bahsediyoruz? Aziz Nesin'in 70 milyonu mu?
"Adam 4 senede ülkeyi kurtardı" çünkü arkasında onu takip eden, onaylayan ve seven bir halk vardı. Bizde öyle bir şey yok.
Oturup olduğunuz yerden cıkcık laf söyleyeceğinize bir şeyler yapın diyenlere şunu söylüyorum. Bu ülkede öğretmenlerden ya da bilimum sıradan insandan daha etkili bir eğitim aracı mevcut: MEDYA! Hükümeti övüp duracaklarına uygun programlarla insanları eğitebilirler. Din eğitimi de verirler, cinsel eğitim de. Peki medya hükümet destekliyse olay nedir? "İyi medya için iyi hükümet seçilmeli" anlamına gelir bu durum. Hay aksi, bu da halkın doğru düzgün eğitimli kişilere oy atmasıyla olacak bir iş. Başa dönüyoruz.
"Benim bana veren kızla işim olmaz" dedi, "Bana veren herkese verir". Saçma bir düşünce olmasına rağmen taşıdığı tevazudan dolayı Gökhan'a saygı duydum. Erkeklerin neredeyse tamamının buldukları ilk delikle penislerini lego gibi birleştirme arzusunu göz önüne alırsak Gökhan'ın dedikleri takdire şayandı. "Ama sikerim" demesiyle az önceki iyi duygular yerini tiksintiye bıraktı. Keşke zamanı ileri alabilseydim, ilk cümleden sonra kendimi ileri bir tarihe yollasam, Gökhan aklımda her daim bir gönül insanı olarak kalsaydı...
"Abi ne alakası var, mesela hayatımın kızını buldum diyelim; benden önce uzun süreli bir ilişkisi vardı, seks yapmışlar. Bu yıllardır aradığım kız olduğunu, ömrümün geri kalanını onunla geçirmek istediğim gerçeğini niye değiştirsin? Bugüne kadar tanıdığım kızların %98'iyle bırak çıkmayı bir dakika bile geçirmek istemiyorum, bu yoklukta aradığımı bulmuşken saçma bir nedenden risk almaya değer mi?" demek istedim ama sustum. Biliyordum çünkü düşüncelerinin değişmeyeceğini. Gökhan geyik yapmıyordu, ona göre evleneceği kız bakire olmalıydı, kendisi ise o vakte kadar günübirlik ilişkilerle bir takım ihtiyaçlarını karşılamayı, birlikte olduğu kadınları prezervatif gibi işi bitince çöpe atmayı planlıyordu. "Madem böyle birşey bekliyorsun, senin de evlenmeden önce seks yapmaman gerekiyor" dedim, "Ben erkeğim" dedi, "Hadi kanıtlasın, doğduğumda neysem şimdi de oyum". İnsanların hala bu kadar sığ olmalarına şaşırmıyorum artık. Evet Gökhan sığ bir adamdı, tıpkı dünyadaki tek zevkin seks olduğunu zanneden zavallılar gibi.
Tipik bir "Siyah-Beyaz" vakası söz konusu. Şahsi görüşüm, insanlar birlikte olmadan -ki kastım sekstir- önce birbirlerini tanımalı, kalplerindeki boşluğu dolduran kişilerle yatağını paylaşmalı. Bu görüşümü arkadaşlarıma anlattığımda alay konusu oluyor, sanki çok marjinal bir düşünce ortaya atmışım gibi yadırganıyorum. Onlara sorsanız "Nefes alsın yeter" derler, boş kaleyi gördükleri an çakarlar golü. Onlara göre para karşılığında günde mütemadiyen beş farklı erkekle birlikte olan bir kadına gitmemek salaklık. Yukarı tükürsem bıyık aşağı tükürsem sakal, beyazı da kirli siyahı da. En iyisi gri olmak, ama en zoru aynı zamanda.
Konu dışı: Bengisu, senin yazım tarzını çok beğeniyorum, aklıma gelmişken bunu da burada belirteyim.
Şimdi konuya devam edebiliriz.
Hadi atom bombalarını toplu olarak patlatalım ve bu kötü insan ırkını yok edelim..
"Belediye başkanı seçilirsem sokakta elele tutuşan çiftlere karışmayacağım."
Bakire olmayan kızları "kaşar" olarak nitelendirip de kendi cinsel hayatlarının renkliliğinden her fırsatta söz eden tiplerin üniversite mezunlarının arasından bile çıkabiliyor olması yeteri kadar rahatsız ediciyken bir de bir doktorun sokakta öpüşen çifte kurşun sıkması ....
Bilmeyenlere Not: Gord10'un söz ettiği "Belediye başkanı seçilirsem sokakta elele tutuşan çiftlere karışmayacağım." lafı AKP'nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Taha Aksoy'un İzmir halkına vaatlerinden biridir. Seçilemedi tabi.
Doktor... Okumuş ama adam olamamış. Altın semerli eşek diyoruz böylesine.
"Belediye başkanı seçilirsem sokakta elele tutuşan çiftlere karışmayacağım. Hadi o kadarına da izin veriyorum, bu kıyağımı unutmayın. Hadi yine acıdım."
Bu seçim vaadinin devamı da herhalde bu şekilde olurdu. Trajikomik bir toplum ve bu toplumu barındıran ülke. Ama neyseki yakın çevremdeki insanlar böyle tipler değil, eskiden olanlar da benim kişiliğimi ve bu konuya bakış açımı kendilerininkine benzetemedi, tek tesellim bunlar.
Güzel yazmışsın aslı,yalnız yazıdaki resim oldukça saçma,zac efron ve vanessa hudgens'ı mı koydun koya koya! xD
Orkuncum, daha iyi resim önerilerini bekliyorum. Bu arada öpüşmek üzere olan bir çiftin resmini konu ile alakasız bulduysan, sanırım bir dahaki sefere kurşun yağmuruna tutulmuş genç çift fotoğrafı koymalıyım.
Bu devirde yobaz olmak lazım herhalde. "Onlara" göre aykırı, anarşik sayılacak insanları linç etmeyi sevdirdi bu yönetim. Sağolsunlar, varolsunlar.
Tam olarak saçma gelmedi,sadece o fotoğraftakilerin kim olduğunu biliyorum,bu beni tetikte bıraktı.Ben daha çok çizimsel resim kullanıyorum,forumuma dikkat ettiysen :)
O resimle herhangi bir sorunum yok,dediğim gibi sadece tetikteydim :)
İnsanlar bekaret olgusunu bence artık iki bacak arasından iki kafa arasına almalı. Alt tarafı ufacık, bir iki milimlik bu deri parçasının bu kadar büyütülmesini anlayamıyorum. Bilmiyorum, anlamıyorum.
Bu arada söyleyeyim, babam jinekolog. Her hafta 14 yaşından başlayan kızlar geliyor kürtaja. O zamanlardan başlıyorlar, ailelerine söyleyemedikleri için karınları burunlarında geliyorlar. Aileler kızlarının o halini görünce kıza şiddet uyguluyorlar. Daha bastırıyorlar. Gizliliğe, yalana, oradan meraka sürüklüyorlar. Gizli saklı ve yasak olan daima caziptir ya? O işte.
Beden benim bedenim. Sevgi benim sevgim. Gerisinin kimseye karışmaya hakkı yok bence. Bu demek değildir ki önüne gelene vermeliyim? Kızlara "evde otur edepli ol" demektense uzunca konuşulmalı tıpkı annemin bana yaptığı gibi; hakettiğinden emin ol demeli. Psikolojik olarak hazırsan demeli. Sonra yaralar alma derinden demeli. Ucu açık bırakılmalı.
Erkeklere ise "sen oğlansın, ne kadar sikersen o kadar iyidir" fikri ise aşılanmamalı artık. Kızı yatağa attı diye sırta vurmalar tebrikler, içki masasında hangi kızı kaç kere becerdim muhabbetleri bitmeli artık. Madem bakire kız istiyorsanız evlenmek için, niye bu kadar acele ediyorsunuz başka kızlara girmeye?
Çok gördüm, çok biliyorum evet. Çocuğum olduğunda ne hissederim bilmiyorum, ama hiçbir zaman bir yasak getirmeyeceğimi biliyorum. Yasaklamak teşvik etmek çünkü, bir anlasalar. . .
Alıntılara cevaplar:
Aslı arkadaşım. Seni feministliğinden ötürü yargılamıyoruz. Ama diyorum ki burada yazdığın herşey belli bir eğitim ve kültür seviyesinde olan insanlar tarafından okunuyor ve onaylanıyor. Bu konuda haksız mıyım?
Esas mesele bizim zaten bildiğimiz şeyleri, onayladığımız şeyleri aynı fikirde olduğumuz şeyleri söylemek mi yoksa bir başkasına, başka fikirdekine bunları benimsetmek, onun gittiği yolun yanlış olduğunu "öğretmek" mi?
"Ben "Bu örtmen hanım çocuklarımızın aklını zehirliyor" diye gelip beni şişlemeye yeltenecek velilerle uğraşmak istemiyorum." diyorsun Aslı. Bir gün bi fil bir karınca kolonisini dağıtmış ve sağ kalan bir karınca bu filden öc almak için peşine düşmüş. Bu karıcayı gören bir başka karınca sormuş bizimkine " Nereye?" Bizimki anlatmış. Diğerini almış bir gülme "Bu halinle mi? demiş. Bizimki cevabını yapıştırmış "En azından uğrunda ölürüm" diye.
Tabi ki günümüzde senin ölümünün kimseye faydası dokunmaz. Ama bir de denemiş olmak lazım değil mi? Bu bir cesaret değil mi?
""Adam 4 senede ülkeyi kurtardı" çünkü arkasında onu takip eden, onaylayan ve seven bir halk vardı. Bizde öyle bir şey yok." demişsin.
İmkansız diye birşey yoktur Aslı arkadaşım. Atam bu ülkeyi bizim gibi gençlere emanet etti.
Medyanın gücüne değinmişsin. Atatürk zamanında bu gücün yerine saltanat gücü vardı. Din gücü vardı. Ama ne yaptı Atam? Günün koşullarını en iyi biçimde kullandı.
Yaw beni konuşturma burada işte Aslı'cım. Atatürk'ü bilen bir kızsın. Mustafa filmini de izledin. Hiç mi kafanda bir şimşek çakmadı yahu?
Bir de bir öğretmene akıl vermek gibi olmasın ama Nermin Abadan Ünat'ı tanır mısın? Bence kendisi örnek alabileceiğin birisi:
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=15082914
http://tr.wikipedia.org/wiki/Nermin_Abadan_Unat
"Gidin töre cinayeti işleyen, okumamış, cahil kitleleri eğitin."
yeterlidir.
tabi bunun için öncelikle ekonomiyi düzeltmek böylelikle ailelerin çocuklarıı küçük yaşta çalışmaya göndermemesini sağlamak gibi bir sürü temel sorunun düzeltilmesi gerekir. Bu da bu aptalmedyabağımlısı halk için neredeyse imkansız bir şeydir.
tamam belki imkansız değildir. ama zordur. yapılması zaman alır.
Bırakın bu muhabbetleri. O yazıda açık açık Rus kızlarına, Çek hatunlara, Ukraynalı güzellere laf çarpılmış! >:3
Yazıklar olsun! Erkekleri kötüleyeceğiz diye Slav ırkına dil uzatan klavyeler kırılsın :(
Rus kızları saks. Türk kızları rulz.
"Rus kızları saks. Türk kızları rulz."
Aynen, zaten o yüzden Slav kızları bu kadar rağbet görüyor.
ben artık kimseden birşey beklemiyorum ne olcaksa olsun. artık şu haberler beni üzmüyor çünkü optimist bir gelecek beklentim vardı. ama artık yok. alıştım bu haberlere. benzeri bir olay gözüme çarpınca aklımın bir kenarına bu ınsanlara dair birkaç cümle daha yazıyorum o kadar. insanlardan bizim "farkındalığımızı" beklemekten sıkıldım ya da gözleri kapali olan biziz belki de..
ayıp çağlayan niye yazdın? =D
Yorum Gönder